top of page
Ara


Cepheden Gönüllere Uzanan Bir Kahraman: Alvarlı Efe
Bu topraklar, geçmişten günümüze birçok kahramanlığa sahne olmuş ve vatanı uğruna mücadele eden nice insan yetiştirmiştir. Tarih boyunca milletimizin bağımsızlığı için canını ortaya koyan insanlar, yalnızca savaş meydanlarında değil; halkın birlik ve beraberliğini korumada da önemli görevler üstlenmiştir. Bugün isimlerini tam olarak bilmesek bile onların bıraktığı izler hâlâ yaşamaktadır. Bu kahramanlardan biri de Alvarlı Efe Hazretleri’dir. Alvarlı Efe Kendisi önemli bir âli

Ahmet Özcoşar
1 Haz2 dakikada okunur


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E GÖRE MODERNLEŞME
Şimdiki zamana, asra ait anlamına gelen¹ Modern kelimesinden türemiş Modernleşmek fiili, çağdaşlaşmak, modern hale gelmek, uygarlaşmak anlamına gelmektedir. Aynı zamanda modernleşme, Sanayi İnkılabı’ndan sonra ortaya çıkan sosyal, kültürel, iktisadi değişimlere de denir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk için modernleşme, şüphesiz büyük önem taşımaktaydı. Atatürk için Türk milleti ve Türk kültürü en kısa sürede muasır yani çağd

Beyza Küçük
1 May2 dakikada okunur


Ayakta Kalan Çınar: Türkiye Cumhuriyeti ve Temel İlkeleri
Cumhuriyet sadece bir devlet rejimi değil, bir fikrin halka intikal edişinin benimsenmesidir. Cumhuriyet, halk ile yönetimin iç içe olduğu ve iktidarın aldığı kararları halkın takdirine sunmasıdır. Cumhuriyet'in ana ilkeleri olan “laiklik, halkçılık, devletçilik, cumhuriyetçilik, inkılapçılık, milliyetçilik” ilkelerini anlamak, tam manasıyla cumhuriyet fikrini anlamak olacaktır. Laiklik ilkesi din ve devlet işlerinin ayrı tutulmasıdır. Bu ilke inanç özgürlüğünün teminatıdı

Kubilay Batın Ateş
19 Mar3 dakikada okunur


TÜRK İSTİHBARAT EFSANESİ: TEŞKÎLÂT-I MAHSÛSA
TEŞKİLAT-I MAHSUSA NEDİR, NE ZAMAN VE KİM TARAFINDAN KURULMUŞTUR? Trablusgarp ve Balkan Savaşlarında tohumu ekilen Teşkîlât-ı Mahsûsa Osmanlı modern döneminin ilk ciddi istihbarat örgütüdür diyebiliriz.¹ Kurulduğu dönemde devletin ihtiyacı olan bir teşkilat olduğunu söylemek mümkündür zira Batılı devletlerin bu konudaki casusluk faaliyetleri dönem içerisinde oldukça fazladır. Teşkilatın kuruluş tarihi ihtilaflı olsa da 1914 yılında I. Dünya Savaşı sırasında Harbiye Nezareti

Beyza Küçük
23 Ara 20252 dakikada okunur


“Kadının Yüzyıllık Sessiz Mücadelesi: 1789–1940 Arası Değişen Dünya”
Tarih boyunca pek çok alanda ortaya çıkan tartışmalar, kadınların toplum içindeki konumunu da derinden etkilemiş ve bu konu hiçbir zaman kolayca çözülebilen bir mesele olmamıştır. 1789 Fransız İhtilali’nin “eşitlik” sloganı büyük umutlar doğursa da, kadınlar bu eşitliğin dışında bırakılmıştı. Buna rağmen mücadele etmeyi sürdürdüler; Olympe de Gouges’un 1791’de yazdığı Kadın ve Yurttaş Hakları Bildirgesi (“Déclaration des droits de la femme et de la citoyenne”) ile “Kadın, erk

Işılsu Oral
20 Kas 20252 dakikada okunur


Unutulan Zafer ve Tayyare Bayramı
Mağlup İmparatorluğun İşgali Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından Mondros Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve bırakışma dönemi başlamıştı. Başkent işgal edilmiş, emniyet güçleri neredeyse işgal kuvvetlerinin emri altına alınmış ve silahlar toplatılmıştı. Yunanların İzmir’i işgale başlaması, zaten öncesinde de var olan millî direnişi körüklemiş ve hürriyet arzusunun halk arasında yayılmasına daha uygun bir zemin hazırlamıştı. Milletin din ve hür vatan arzus

Kubilay Batın Ateş
30 Ağu 20257 dakikada okunur


Gâvur Mümin (Mümin Aksoy)
Mustafa Mümin Aksoy Asıl adı Mustafa Mümin Aksoy Efendi'dir. Osmanzade İbrahim Bey'in oğlu olan Mustafa Mümin Aksoy, 1892 yılında İzmir'in Namazgah Mahallesi'nde doğdu ve çocukluğunu burada geçirdi. 23 Temmuz 1911'de Beylerbeyi Yedek Subay Okulu'ndan mülâzım-ı sânî (teğmen) olarak mezun oldu ve bu rütbeyle Osmanlı Ordusu'nda göreve başladı.¹ 1911'de Trablusgarp'ta, Balkan Savaşları sırasında Çatalca ve Edirne'de görev aldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında önce Süveyş Kanalı
Kadir KAYA
19 Ağu 20258 dakikada okunur


Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa
1868 yılında Mehmed Nâhid Efendi ve Fatma Âdile çiftinin çocuğu olarak Bulgaristan/Rusçuk’ta doğdu.¹ Çocukluğuyla ilgili oldukça sınırlı bilgi bulunan Ömer Fahreddin Türkkan 22 Kasım 1948 yılında, Eskişehir dolaylarında 80 yaşında vefat etmiştir. Rusçuk’ta dünyaya gözlerini açan Ömer Fahreddin, 93 Harbinin yıkıcı etkisinden sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a hicret etti. 1888 yılında Mekteb-i Harbiye’yi birincilikle bitirdikten sonra, Erkân-ı Harbiye Mektebi’ni bitirip 1891
Kadir KAYA
24 Tem 20259 dakikada okunur
bottom of page
