top of page

Ayakta Kalan Çınar: Türkiye Cumhuriyeti ve Temel İlkeleri

Cumhuriyet sadece bir devlet rejimi değil, bir fikrin halka intikal edişinin benimsenmesidir. Cumhuriyet, halk ile yönetimin iç içe olduğu ve iktidarın aldığı kararları halkın takdirine sunmasıdır. Cumhuriyet'in ana ilkeleri olan “laiklik, halkçılık, devletçilik, cumhuriyetçilik, inkılapçılık, milliyetçilik” ilkelerini anlamak, tam manasıyla cumhuriyet fikrini anlamak olacaktır.


Laiklik ilkesi din ve devlet işlerinin ayrı tutulmasıdır. Bu ilke inanç özgürlüğünün teminatıdır. Fransa’daki laiklik ilkesine nazaran daha yumuşak dahi olsa ilkenin ana prensibinden asla taviz verilmez. Laiklik, devletin herhangi bir inanç grubuna ayrıcalık tanımamasını veyahut bir inanç grubuna haksızlık edilmesinin önüne geçilmesinin teminatıdır. Devletin bu ilke kapsamında insanlara din özgürlüğü hususunda kolaylık sağlaması gerekir; harap olan ibadethaneler yeniden düzenlenir, herhangi bir ayrılıkçı grubun dinî inanç ve değerlere zarar vermesi engellenir. Dinin devlet işlerinden ayrı tutulması, herhangi bir grubun kendini ayrıcalıklı veya azınlık olarak hissetmemesini; başa geçen iktidarların da insanların inançlarını siyaset malzemesi yapmasını engeller.¹


Halkçılık ilkesi, toplumsal sınıfların ortadan kalkmasını veyahut yeniden oluşmasını engeller. Din, dil, ırk, mezhep fark etmeksizin herkesin kanun önünde eşit haklara sahip olmasını sağlar. Sadece kanunen değil, devlet adamlarının da herhangi bir sınıfa (aşiret, dinî topluluklar, zengin soylu aileler) yakın veya uzak durmasına engel olur. Bu ilke, devletin ve siyasetin belli bir elit sınıf tarafından değil, bizzat halk tarafından yönetilmesine olanak sağlar. Halkçılık ilkesi sayesinde “ağa, paşa, bey” gibi unvanlar kaldırılmıştır. Böylelikle unvan olarak da insanlar “millet” olarak anılmaya başlanmıştır.²



Devletçilik, daha yeni savaştan çıkmış ve ekonomik açıdan yorulmuş bir ülkeyi kalkındırmanın en önemli yollarından biridir. Dergimizin ilk sayısındaki “Atatürk Dönemi Ekonomi Politikaları; Cepheden Ekonomiye Tam Bağımsızlık” başlıklı yazımızda da bahsettiğimiz üzere, Atatürk yer yer liberal adımlar da atsa genellikle devletçilik ilkesini benimsemiştir. Bunun en büyük sebeplerinden birisi de aslında savaştan çıkmış bir toplumun bir sermayesinin olmamasından kaynaklıdır. Ekonomik kalkındırmayı hızlandırmak için o şartlar altında devletin ekonomiye müdahalesi şarttı, bu da bize devletçilik ilkesini getirdi.³


Cumhuriyetçilik; devlet özünde halkın yönetime dahil olduğu, yöneticilerin bir hanedandan ziyade halkın oyuyla seçildiği, hukukun üstünlüğünün savunulduğu ve tam demokrasinin var olduğu bir sistemdir. Gazi Paşa'nın “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün tam karşılığı aslında cumhuriyetçilik ilkesidir.⁴


İnkılapçılık ilkesi olmasaydı günümüz Türkiye'si de bu şekilde olmazdı. İnkılapçılık ilkesi Türkiye’yi Avrupa'nın hasta adamı olmaktan çıkararak muasır medeniyetler seviyesine getirmiş ve uluslararası arenada saygınlık kazandırmıştır. Pek çok devlet lideri yeni cumhuriyet ile ilgili methiyeler dizmiştir. Kılık kıyafet inkılabı ile daha modern bir görünüm elde ederken harf inkılabı ile dünyaya açıldık. Bu inkılapların büyük çoğunluğu, özellikle İkinci Mahmut dönemi olmak üzere Osmanlı’nın son yüzyıllarında denenmiş şeylerdir. Bu inkılaplar kültürü bozmamış, bilakis bizlere yeni bir kültür kazandırmıştır.⁵


Milliyetçilik ilkesi vatana millete bağlı olmanın adıdır. Değerleriyle, kültürü ile vatana bağlılık ve bu vatana yaptıkları ile millete bağlılık... Uluslararası politikada barışçıl yol izlerken aynı zamanda kendi millî güvenliğimizden de taviz vermeyerek dünya genelinde büyük bir saygınlık kazandık. Böylelikle kardeş ülkelerin ve diğer milletlerin gözünde güvenilir ülke ve müttefik konumuna yükseldik.⁶


Sonuç itibarıyla bu ilkelerin her biri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin teminatıdır ve asla taviz verilmemesi gerekir. Dünyada özellikle Orta Doğu coğrafyasında adeta kan gövdeyi götürürken ayakta kalmayı beceren yegane ülke Türkiye Cumhuriyeti'dir. Ülkenin şeref ve haysiyetini borçlu olduğu bu ilkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bizlere kazandıran, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını rahmetle anıyorum.




DİPNOTLAR



¹ Yaşar Yücel, “Atatürk İlkeleri,” Belleten 52, no. 204: 820.


² Uca, “Atatürk İlkeleri Türk Milletine Neler Kazandırdı?,” 154.


³ Yaşar Yücel, “Atatürk İlkeleri,” Belleten 52, no. 204: 816.


⁴ Yaşar Yücel, “Atatürk İlkeleri,” Belleten 52, no. 204: 810.


⁵ Yaşar Yücel, “Atatürk İlkeleri,” Belleten 52, no. 204: 823.


⁶ Yaşar Yücel, “Atatürk İlkeleri,” Belleten 52, no. 204: 812.


 
 
bottom of page